SEARCH
You are in browse mode. You must login to use MEMORY

   Log in to start

goethe prüfüng


🇹🇷  »  🇩🇪
Learn German From Turkish
Created:


Public
Created by:
ersın tamer


4.5 / 5  (1 ratings)



» To start learning, click login

1 / 25

🇹🇷


Bernd'in dairesi çok küçük.
🇩🇪


Bernds Wohnung ist zu klein.

Practice Known Questions

Stay up to date with your due questions

Complete 5 questions to enable practice

Exams

Exam: Test your skills

Test your skills in exam mode

Learn New Questions

Popular in this course

Learn with flashcards
multiple choiceMultiple choice mode

Dynamic Modes

SmartIntelligent mix of all modes
CustomUse settings to weight dynamic modes

Manual Mode [BETA]

Select your own question and answer types
Other available modes

Listening & SpellingSpelling: Type what you hear
SpeakingPractice your speaking ability
Speaking & ListeningPractice pronunciation
TypingTyping only mode

goethe prüfüng - Leaderboard

1 user has completed this course

XPStreak
1
ersın tamer
ersın tamer16.2k161


goethe prüfüng - Details

Levels:

Questions:

990 questions
🇹🇷🇩🇪
Bernd'in dairesi çok küçük.
Bernds Wohnung ist zu klein.
Yeni bir daireye taşınmak istiyor.
Er möchte in eine neue Wohnung ziehen.
İnternetteki dairelerin resimlerine bakıyor.
Er schaut sich Bilder von Wohnungen im Internet an.
Bir daire çok hesaplı.
Eine Wohnung ist sehr günstig.
Ama eski ve boş.
Aber sie ist alt und leer.
Başka bir daire eşyalı.
Eine weitere Wohnung ist möbliert.
Yatağı, televizyonu ve ocağı var.
Sie hat ein Bett ,einen Fernseher und einen Herd.
Ancak, bu daire pahalıdır.
Diese Wohnung ist jedoch teuer.
Bernd daha fazla para biriktirmeye karar verir.
Bernd beschließt,mehr Geld zu sparen.
O zaman gelecek yıl taşınabilir.
Dann kann er nächtses Jahr umziehen.
Almanca'da "araba" nasıl denir.
Wie sagt man ''car'' auf Deutsch.
Film oldukça iyiydi.
Der Film war ziemlich gut.
Seninle konuşmak isterim
Ich würde gerne mit dir sprechen.
Ne kadar çok, o kadar iyi.
Je mehr,desto besser.
Şu anda seninle olmayı çok isterim.
Ich wäre jetzt gerne bei dir.
Bir saniye lütfen.
Einen Augenblick,bitte.
Pazartesi ,salı,çarşamba,perşembe,cuma,cumartesi,pazar
Montag, Dienstag, Mittwoch, Donnerstag, Freitag, Samstag, Sonntag (der)
Mutlu olduğunuzda söz vermeyin.
Versprich nicht,wenn du glücklich bist.
Kızgınken cevap verme,üzgünken karar verme
Antworte nicht ,wenn du wütend bist entscheide nicht,wenn du traurig bist
Asla pes etmemelisin; her zaman umut vardır.
Man darf nie aufgeben.Es gibt immer eine Hoffnung.
Açıkçası bunu beklemiyordum
Offen gesagt habe ich nicht ertwartet
Ilkbahar,yaz,sonbahar,kış
Frühling, sommer, herbst, winter
Yapılıyor.
Es wird gemacht.
Yapılmıştır
Es ist gemacht worden
Yapılmıştı.
Es war gemacht worden.
Bu yapılacaktır.
Es wird gemacht werden.
Bu yapıldı.
Es wurde gemacht.
Müller tek kişilik bir oda ayırttı.
Her Müller wird ein Einzelzimmer gebucht.
Tek kişilik oda bay müller tarafından rezerve edilecek.
Ein Einzelzimmer wird von Herr Müller gebucht werden.
Sekreter mektup yazıyor.
Die Sekratärin schreibt den Brief.
Mektup sekreter tarafından yazılıyor.
Der Brief wird von der Sekratärin geschrieben.
Ali romanı okuyor.
Ali liest den Roman.
Roman Ali tarafından okunuyor.
Der Roman wird von Ali gelesen.
Buradayım çünkü seni seviyorum
Ich bin da,weil ich dich liebe
Oradayım çünkü seni seviyorum
Ich bin da ,da ich dich liebe
Oradayım çünkü seni SEVİYORUM.
Ich bin da,denn ich LIEBE dich.
İstanbul'da yaşıyorum çünkü burada tıp okuyorum.
Ich lebe in İstanbul,da ich hier Medizin studiere.
Çocukları sevdiğim için anaokulunda çalışıyorum.
Ich arbeite im Kindergarten,weil ich Kinder liebe.
Mükemmel görünüyorsunuz.
Sie sehen perfekt aus.
Iyi görünüyorsun.
Du siehst aber gut aus.
Bunu yapıyor, çünkü güvenemiyor
Er tut das ,denn er kann nicht vertrauen
Bugün nasıl görünüyorum?
Wie sehe ich heute aus
Konuşabiliriz.
Wir könnten reden.
Konuşmamız gerekiyor
Wir müssten reden
Konuşmalıyız.
Wir dürften reden.
Ingilizce öğrenmek istiyorum.
Ich würde gerne Englisch lernen.
Salata istiyorum.
Ich hätte gerne einen Salat.
Seni nerede bulacağımı bilmiyorum.
Ich weiss nicht ,wo ich dich finden kann.
Nereye gideceğimi bilmiyorum
Ich weiss nicht ,wohin ich gehen soll.
Seni nasıl bulacağımı bilmiyorum
Ich weiss nicht ,wie ich dich finden soll.
Bir sürü insan var
Es gibt viele Menschen
Bir adam vardı.
Es gab einen man.
Orada kimse var mı?
Gibt es da jemand?
Partide bir sürü insan vardı.
Gab es viele Leute auf der Party.
Hiç kimse yok
Es gibt keinen man
Bilgisayarı çok sık kullanıyorum.
Ich benutze den Computer Sehr häufig
Ama yeni bir bilgisayara ihtiyacım var
Aber ich brauche einen neuen Computer
Bilgisayarım eski ve yavaş
Mein Computer ist alt und langsam
Elektronik mağazasına gidiyorum.
Ich gehe in einen Elektronikladen.
Mağazada çok sayıda bilgisayar görüyorum.
Ich sehe im Laden viele Computer.
Bilgisayarımın için büyük bir ekranı olsun istiyorum.
Ich möchte für meinen Computer einen groẞen Bildshirm haben.
Ve iyi bir klavyeye ihtiyacım var.
Und ich brauche eine gute Tastatur.
Güzel mavi bir bilgisayar görüyorum.
Ich sehe einen schönen ,blauen Computer.
Ekranı, klavyeyi ve tasarımı beğendim.
Ich mag den Bildshirm ,die Tastatur und das design.
Bilgisayarı kredi kartıyla satın alıyorum.
Ich kaufe den Computer mit einer Kreditkarte.
Karin bir restoranda.
Karin ist in einem Restaurant.
Onu çok çekici buluyor.(sie)
Sie findet ihn sehr attraktiv.
Stefan'la randevusu var.
Sie hat ein Date mit Stefan.
Karin Stefan'ı tanımıyor
Karin kennt Stefan nicht
Ama o bir arkadaşın arkadaşı
Aber er ist ein Freund eines Freundes
Stefan zamanında geliyor
Stefan kommt pünktlich
O merhaba diyor, ve Karin merhaba diyor.
Er sagt ,Hallo und Karin sagt ,Hallo.
Stefan oturur ve Karin ona bakar.
Stefan setz sich hin und Karin sieht ihn an.
Karin gülümsüyor ve Stefan ona bakıyor.
Karin lächelt,und Stefan schaut sie an.
Güzel bir gülümsemen var, diyor Stefan.
Du hast ein hübsches Lächeln--sagt Stefan.
Onu tanımıyorum.
Ich kenne ihn nicht-Ich kenne Sie nicht.
Müzik dinlemeyi severim
Ich höre gerne Musik
Bacaklarımı esnetmeyi deniyorum
Ich versuche ,meine Beine zu dehnen.
Zıplamayı deniyorum ama düşüyorum
Ich versuche zu springen ,aber ich falle hin.
Nasıl dans edileceğini öğrenmek istiyorum
Ich möchte lernen ,wie man tanzt.
İlk dans dersime gidiyorum.
Ich gehe zu meiner ersten Tanzstunde
Öğretmen bacaklarımı açmam gerektiğini söylüyor.
Der Lehrer sagt,dass ich meine Beine dehnen soll.
Ama onları çok açamıyorum.(bacak açmak-esnetmek)
Aber ich kann sie nicht sehr weit dehnen.
Öğretmen sıçramamı söylüyor.
Der Lehrer sagt mir ,dass ich springen soll.
Kaslarım dersten sonra ağrıyor
Meine Muskeln schmerzen nach dem Unterricht
Belki dans etmeyi öğrenemem.
Vielleicht kann ich doch nicht tanzen lernen.
Elvira ve ben kilo vermek istiyoruz
Elvira und ich wollen abnehmen
Bu yüzden evde antrenman yapmaya karar veriyoruz.
Also entscheiden wir uns ,zu Hause zu trainieren.
Ama ben koşmayı sevmiyorum, elvira pek güçlü değil.
Ich laufe aber nicht gerne ,Elvira ist nicht besonders stark.
Bir spor salonuna gitmek istiyoruz.
Wir möchten gerne in ein Fitnessstudio gehen.
Ama spor salonuna gitmek pahalıdır.
In ein Fitnessstudio zu gehen ist jedoch teuer.
Ben Koşmaya çalışıyorum ve elvira ağırlık kaldırıyor.
Ich versuche zu laufen und Elvira hebt Gewichte.
Her zaman yapacak çok işimiz vardır.
Wir haben auch immer viel zu tun.
Antrenman için zamanımız yok.
Wir haben keine Zeit zum Trainieren.
Belki önümüzdeki hafta tekrar deneyebiliriz.
Vielleicht können wir es nächte Woche noch einmal versuchen.
Akk alan edatlar nelerdir.
Für-um-ohne-gegen-durch-bis-entlang -für /( için) -um / (etrafında) -ohne / (sız,siz) -gegen /( karşı) -durch / (Arasından) -bis / (e, a yönelme) -entlang / (boyunca)
Hem akk hem dat alan edatlar
An---auf---hinter---neben---in---unter---über---vor--zwichen-- (-an / üzerinde yanında auf / üstüne -auf / üstünde -hinter / arkasında -neben / yanında -in / içinde  -unter / altında -über / üzerinde -vor / önünde -vor / den, dan önce -zwichen / arasında=)
Dativ alan edatlar
-von--zu---bei---mit---seit--aus--nach--ausser--gegenuber--( -von / den,dan -zu / e,a,ye,ya -bei / yanında de,da etrafında -mit / ile birlikte -seit / den,dan beri -aus / den,dan "-Nach / e,a,ye,ya yönelme " -ausser / den başka -gegenüber / karşısında
Akk için artikeller nasıldır?(ince ok -yönelme)
DİE -DEN-DAS (erkek den olur) niğdeye yönelmek
Dativ için artikel değişimi nedir? (dayı outuruyor -bulunma durumu)
Der -dem-dem (kadın erkek olur-die ---der'e dönüşür diğerleri dem olur manisaya gider.